Çetin Ünsalan: Enflasyon ve Kârlılık İkilemi
25 Ocak 2026
Merkez Bankası, şirket yöneticilerinin kârlılık algısını incelediği bir rapor yayınladı. Yapılan çalışma, gerçek piyasa koşullarından uzak olduklarını ve işleri uzaktan yönetmeye çalıştıklarını gösteriyor.
Şu anda sahada yaşanan gerçekler, bazı istisnai durumlar dışında, ekonomik gerçeklikmiş gibi sunulmuş. Özellikle dış talep iyimserliğinden bahsedilirken, bu durumun motivasyon kaynağı olarak işaret ediliyor.
Görünen o ki, sadece iç pazarı değil, dış pazarlardaki gelişmeleri de takip etmiyorlar. Zorlaşan piyasa şartlarında, yüksek TL maliyetine karşı rekabet gücünü kaybeden sektörler, müşteri kaybetme korkusuyla karşı karşıya kalırken, bu durumun farkında bile değiller.
Şayet daha bilinçli bir ekonomi yönetimi olsaydı, rakamları manipüle ederek iç piyasayı baltalamaya çalışmazlardı. Bu durum aslında bize, ekonomik olarak daha büyük bir riskin karşımıza çıktığını gösteriyor.
Gelelim iç pazarın durumuna… Dikkat çeken bir ifade var: “Yüksek enflasyon dönemlerinde kârlılığın kaybedilebileceği korkusu, firmalarda baskın bir duygu haline geliyor ve fiyatlandırma davranışını etkileyebiliyor.”
Bu bir gerçek… Eğer ekonomik durumu kitaplardan takip ediyor ve neden-sonuç ilişkileri içinde düşünüyorsanız, bu basit bir tespit olacaktır.
Peki, gerçeklik ne diyor? İlk olarak, açıklanan enflasyonla yaşanan enflasyon arasındaki farkın göz ardı edilmemesi gerektiğini kabul etmek gerekiyor. Gerçekçi olmayan enflasyon rakamları ile insanları yanıltırsanız, aşırı borçlanmaları teşvik edersiniz ve aslında karşılanamayan ihtiyaçları göremezsiniz.
Alım gücünün düşmesine yol açan, firmaların TL maliyet artışlarını fiyatlara yansıtamaması gerçeğiyle karşı karşıya kaldığınızda, enflasyon ve maliyet dengesizliği arttıkça, gerçek kârlılığı göz ardı eden ve belirsizlik içinde fiyat belirleyen bir yapı oluşur. Bu durumda, ne enflasyonla mücadele edebilirsiniz, ne de gerçek kârlılıkla yüksek kazanç elde edebilirsiniz.
Ortam karardıkça, kimin iyi niyetli olduğunu, kimin fırsatçı olduğunu ayıramazsınız. Gerçek olmayan verilerle, belirsizliği artırırsınız ve sonuç olarak, yalnızca yoksulluğu arttırırsınız. Bu durumu tersine çeviremezseniz, faturalar ağırlaşır.
Fakat yapılan çalışmanın amacı ne? Aslında “ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele için her şeyi yapıyor, ama fırsat kollayanlar var” mesajı veriliyor. Bir deyimle, cin olmadan adam vurmak… Sonuç olarak, kabaran bir fatura, artan yoksulluk ve iflaslar çıkar. İtiraz eden olursa, “sadece bir çalışma” diyerek konuyu kapatırsınız, işte bu kadar.