Yavaş, pahalı ama vazgeçilmez: Türkiye’de araştırmacı gazetecilik nasıl yapılıyor?

“`html

Yavaş, maliyetli fakat vazgeçilmez: Türkiye’de derinlemesine gazetecilik nasıl gerçekleştiriliyor?

Türkiye’de derinlemesine gazetecilik, hem azim hem de sabır gerektiren bir meslek. Pahalı ve emek yoğun bu habercilik biçimi, her an değişen gündem içinde nasıl varlığını sürdürüyor?


İçerik görseli
ELİF AKGÜL

12.11.2025

Gündemin çabuk değiştiği bir ortamda, maddi güvensizlik ve politik baskılar altında gazeteciler birçok zorluğa göğüs gererek derin araştırma haberleri üretmeye çalışıyorlar. Uzun süreli projelerin yeterince desteklenmediği, hızın ön planda olduğu bu sektörde, birçok gazeteci kaliteli ve detaylı haberler hazırlamanın yollarını aktif bir şekilde arıyor. Canan Coşkun, Doğu Eroğlu ve Tunca Öğreten, araştırmacı gazeteciliğin önündeki zorlukları P24’e yorumladı.

Gazeteciler, hem yeterli kaynağa ulaşmanın hem de vakit bulmanın gittikçe zorlaştığını belirtiyor. Haber merkezlerinde muhabirlerin yerini editörlerin alması, saha haberciliğini önemli ölçüde azalttığını, ekonomik sıkıntıların da derinlemesine araştırmaların neredeyse yok olmasına neden olduğunu ifade ediyorlar. Bu durum özellikle sektöre yeni katılan genç gazetecileri olumsuz etkiliyor. Gazetecilik kariyerine adım atan birçok mezun, hızla freelance çalışma modeline geçiyor. Diğer yandan bilgiye erişim kısıtlamaları, açık veri eksiklikleri ve kutuplaşmış medya finansmanın yarattığı menfaatler, gazeteciliğin tarafsızlığını tehlikeye atıyor.


Hız ve gündem baskısı altında derinlemesine araştırma

Dijital dönüşüm, medyanın anbean haber üretme anlayışını benimsemesine yol açtı. Bu durum, gazeteciliği adeta bir rekabete dönüştürdü. Doğu Eroğlu’nun belirttiği gibi, “her gün çok sayıda haber üreten editörlerin sayısı artarken, sahadan özgün haber sunan muhabirlerin sayısı giderek azalıyor.” Bu değişimin sonucu olarak “15 yıl önce muhabirlerin lehine olan denge, bugün belirgin bir şekilde editörlerin lehine dönmüş durumda.” Derin araştırmacı gazetecilik, bu koşullar altında “bir lüks” haline gelirken, hızlı gündem akışı, özel haberlerin ömrünü kısaltıyor.

Coşkun, Türkiye’de haberin hızla tüketilen bir varlığa dönüştüğünü dile getiriyor: “Yarı zamanlı bir editör, yarı zamanlı bir muhabir olarak görev yapıyorum. Hazırladığım haberlerin çoğu zaman Türkiye iç siyasetiyle ilgili gündem altında kalması, önemli konuların bile görünmez olmasına yol açıyor. Hak ihlallerinin yaygın olduğu bir ülke burası, bu nedenle her zaman haber bulmak mümkün. Ancak ne yazık ki bu haberler uzun yaşamıyor.”

Coşkun’a göre, özel bir haberin ömrü “belki bir saat, belki daha kısa.” Eskiden özel haberlerin Meclis gündemine taşıdığını hatırlatan Coşkun, “Haber bir zamanlar kıymetliydi, gerek okurlar gerekse hazırlayanlar için. Fakat günümüzde haberin değerinin, toplum üzerinde bıraktığı şok etkisiyle ölçüldüğüne inanıyorum.” şeklinde ekliyor.


Gazeteci yoksulluğu ve ekonomik sıkıntılar

Derinlemesine gazeteciliğin önündeki büyük engellerden biri de ekonomik koşullar. Eroğlu, “medyada sadece birkaç kişi dışında, gazetecilik yapmak için neredeyse kimse insan onuruna yakışır ücretler kazanamıyor” diyerek gazeteci yoksulluğunun mesleği nasıl tehdit ettiğini anlatıyor. Bu durum, sadece mevcut gazetecileri değil, meslek hayatına atılmak isteyen gençlerin de uzaklaşmasına neden oluyor. Eroğlu, “Gazeteci yoksulluğu haber merkezlerini zayıflatıyor ve toplumda birlikte çalışabileceğimiz gazeteci sayısını azaltıyor.” diyor.

Tunca Öğreten ise bu durumu farklı bir perspektiften değerlendirerek, “Haber, özellikle derinlemesine gazetecilik pahalı bir hizmet. Türkiye’de gazetecilik, artan baskı ve kutuplaşma nedeniyle, kaynak bakımından yetersiz kalmış durumda.” diyor.

Ekonomik zorlukların yanı sıra, medyadaki kutuplaşma da araştırmacı gazeteciliğin alanını daraltan başka bir engel. Öğreten’e göre, “siyasi kutuplaşma medya finansmanını da etkiliyor. Bu da araştırmacı gazetecilik için bilgi ve belge temininde olumsuz etkiler yaratıyor.” “Kurum, hangi siyasi görüşü benimsiyorsa, bilgi akışı da o yönden geliyor” diyen Öğreten, bu durumun haberlerin taraflı hale gelmesine yol açtığını vurguluyor. Türkiye’de açık veri kaynağına ulaşmanın neredeyse imkânsız olduğuna da dikkat çekiyor. “Şeffaflıktan uzak veri saklama durumu, araştırmacı gazetecilerin doğru bilgi ve veriye erişimini neredeyse imkanı olmayan bir hale getiriyor.” şeklinde ekliyor.


Freelance gazeteciliğin zorlukları

Son dönemlerde yaygınlaşan freelance çalışma modeli, gazetecilere bir yandan özgürlük sağlarken, diğer yandan ele aldıkları konularda derinleşici olanakları kısıtlıyor. Eroğlu, “Tecrübeli gazeteciler geçmişten gelen gelir kaynakları ve uzmanlık alanları sayesinde telif hakları pazarlığı yapabiliyor. Ancak genç gazeteciler, uzmanlaşma fırsatı bulamıyor ve bu yüzden telifleri pazarlama şansı elde edemiyor.” diyor. Öğreten ise bu zor durumu aşmak için saha çalışmalarına yöneliyor: “Saha haberciliği yaparak, çeşitli toplumsal gruplarla iletişim kuruyor ve farklı yöntemlerle bilgi almaya çalışıyorum.”

Bu zorlu koşullar altında gazeteciler çeşitli yollarla mücadele ediyor. Eroğlu, “Biz toplumdan gizlenmiş gerçekleri açığa çıkarmaya ve karmaşık meseleleri sadeleştirerek kamuoyuyla buluşturmaya çalışıyoruz.” diyor. Hızla tüketilen medya ortamında varlıklarını nasıl sürdürebildiklerini ise, “Araştırmamızın belgelerini belirlemek için tartışmalar yapıyoruz, doğru ekipleri oluşturuyoruz, finans kaynakları buluyoruz ve uygun yayıncıyı seçiyoruz.” ifadeleriyle açıklıyor.

Türkiye’de derinlemesine gazetecilik, maddi, yapısal ve politik baskılara karşı bir mücadele vermekte. Bazen freelance üretimle, bazen ortaklaşa iş birliğiyle, bazen de azimle devam ediyor. Coşkun’un da dediği gibi, “Haber bir zamanlar kıymetliydi, hem okuyucular hem de hazırlayanlar için.” Haberi yeniden değerli kılmak, belki de araştırmacı gazeteciliğin en büyük hedefidir.

Etiketler: derinlemesine gazetecilik, gazetecilik, medya

“`